Zamanda yolculuk yapmak insanlığın yüzyıllardır peşinden koştuğu en büyük hayallerden biri.
Bilimkurgu filmlerinde sıklıkla karşılaştığımız bu konsept, devasa makinelerle veya karmaşık düzeneklerle mümkün kılınıyor. Geleceğe Dönüş, Interstellar ve Austin Powers gibi yapımlar, zaman yolculuğunu ilgi çekici şekillerde işliyor. Hatta BBC’nin kült komedi dizisi Blackadder bile basit bir meyve sıkacağı ve tahta parçasıyla zaman makinesi kurguluyor.
Ancak bilim insanlarına göre zamanda yolculuk düşündüğümüzden daha basit. Ve bunun için bir makineye ihtiyacımız yok.
Tek yapmamız gereken: gökyüzüne, yıldızlara bakmak.
“GÖZLERİMİZLE GEÇMİŞİ GÖRÜYORUZ”
New York’taki Cornell Üniversitesi’nden astronom Dr. Michael Boyle’a göre, yıldızlardan gelen ışık gözümüze ulaşana kadar binlerce, hatta milyarlarca yıl süren bir yolculuk yapıyor.
“Evrenin ölçeği o kadar büyük ki, evrendeki en hızlı şey olan ışık bile bu mesafeleri kat etmek için uzun süreler harcıyor,” diyor Dr. Boyle.
Bu da şu anlama geliyor: Gökyüzünde gördüğümüz yıldızların aslında geçmişteki hallerine tanıklık ediyoruz. Bazı yıldızlar biz onları seyrederken çoktan yok olmuş olabilir.
BİNLERCE YIL ÖNCESİNİN IŞIĞI BİZE ULAŞIYOR
Örneğin, kuzey gökyüzündeki Deneb yıldızı 2 bin 600 ışık yılı uzaklıkta. Yani biz o yıldıza baktığımızda, aslında M.Ö. 6. yüzyıldaki halini görüyoruz. Bu da Roma monarşisinin sona erdiği, Babil’in Asma Bahçeleri’nin inşa edildiği döneme denk geliyor.
Yine Eta Carinae yıldız sistemi, 7 bin 500 ışık yılı ötede. Bu da ışığının, insanların tarımı yeni keşfettiği dönemde yola çıkmış olması demek.
Çıplak gözle görebildiğimiz en uzak galaksi olan Andromeda’dan gelen ışık ise 2,5 milyon yıl önce yola çıktı. O dönem, dünyada henüz ilkel insanların (Homo habilis) yaşamaya başladığı, son Buzul Çağı’nın başlangıcıydı.
Batı Teksas A&M Üniversitesi’nden fizikçi Prof. Christopher Baird, “Bir yıldızın şu an var olup olmadığını bilmemiz mümkün değil,” diyor. Çünkü yıldızlar süpernova olarak patlayabilir, kara deliklere karışabilir veya yakıtlarını tüketip sönebilirler.
Bugüne kadar keşfedilen en uzak yıldız olan Earendel, tam 28 milyar ışık yılı uzaklıkta. Fakat ışığının bize ulaşması 13 milyar yıl sürdü. Dr. Boyle’a göre, “Bu kadar parlak bir yıldız, muhtemelen çoktan yok oldu.”
Uzaylılar dinozorları izliyor olabilir mi?
İşin en ilginç kısmıysa şu:
Eğer 65 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir uygarlık yeterince güçlü bir teleskopa sahipse, şu an Dünya’ya baktığında dinozorları görüyor olabilir!
Bilim henüz bu noktaya gelmese de, teorik olarak gelişmiş teleskoplarla geçmişi izlemek mümkün olabilir. Belki de bir gün, geçmişin gerçek görüntülerini yıldızlar aracılığıyla izleyebileceğiz.