İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk ve diğer suçlardan başlatılan soruşturmalar sürüyor.
“Silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan tutuklanan ve Şişli Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan’ın avukatı Hüseyin Ersöz ve Enes Hikmet Ermaner, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek, tutukluluk kararına ilişkin 10. Sulh Ceza Hakimliğine itiraz dilekçesi sundu.
Şahan’ın serbest bırakılması istenen dilekçede, “Kent Uzlaşısı” ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ile ilgili iddiaların “varsayıma” dayandığı, PKK’nın HDK üzerinden belediyelere sızdığına ilişkin soyut ve belirsiz nitelikteki bazı ifadelerin delil olarak gösterilmeye çalışıldığı öne sürüldü.
İlk olarak 2019 seçimlerinde CHP’nin İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun kullandığı “İstanbul İttifakı” söyleminin 2024 seçimlerinde güncellenerek “Türkiye İttifakı” olduğu belirtilen dilekçede, Şahan’ın hiçbir zaman CHP’nin karar verici organlarında görev almadığı ve bu ittifakın şekillenmesinde rol üstlenmediği, bu nedenle de Şahan’a yöneltilen suçlamaların dayanaksız ve hakkında verilen tutuklama kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.
Şahan’ın avukatı Hüseyin Ersöz de gazetecilere yaptığı açıklamada, müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığını ve tutuklama tedbirinin ölçülü olmadığını savundu.
MURAT ONGUN’UN TUTUKLULUĞUNA İTİRAZ
“Yolsuzluk” soruşturmasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “rüşvet almak” suçlarından tutuklanan İBB Başkan Danışmanı ve İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatları Köksal Bayraktar ile Serkan Günel ise tutukluğa itiraz dilekçesini 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne sundu.
Dilekçede avukatlar, soruşturmadaki gizlilik kararı nedeniyle tutuklamaya gerekçe gösterilen Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu ve MASAK raporu başta olmak üzere bilirkişi raporları ve ses kaydını inceleyemediklerini belirtti.
Ongun’un İBB’deki görevi çerçevesinde ihale hazırlama, ihale sözleşmesi imzalama veya idari tasarruf hakkı bulunmadığı aktarılan dilekçede, sadece gelir getirici işlerde imzası bulunan Ongun’un görev tanımı gereği ihaleye fesat karıştırma iddialarıyla suçlanabilmesinin mümkün olmadığı savunuldu.
Dilekçede, Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu’nda belirtilen iddiaların hiçbirinin Ongun’un görev, yetki ve sorumluluk alanına girmediği, reklam ihalelerinin belli şirketlere verildiği iddiasına ilişkin de somut delil sunulmadığı öne sürüldü.