Sağlıklı ve uzun bir yaşamın sırrı en çok merak edilen konuların başında geliyor. Uzun ömürlü olmak ve kronik hastalıkları önlemek için günlük bazı alışkanlıklara dikkat etmeniz gerekiyor. 100 yaşındaki Dr. John Scharenberg, uzun ömürlülük için dikkat edilmesi gereken 7 önemli kuralı açıklıyor.
Uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek için ne yapmak gerekir? Ömrünü sağlık ve zindelik üzerine çalışarak geçiren 100 yaşındaki Dr. John Scharenberg, uzun ömürlülük için yedi temel ilke paylaşıyor. Bunlar sadece teoriler değil, birçok insanın kronik hastalıklardan kaçınmasına ve yaşlılığa kadar aktif kalmasına yardımcı olan kanıtlanmış yaşam tarzı alışkanlıklarıdır. İşte onlarca yıl boyunca sağlıklı kalmanıza yardımcı olabilecek bu hayat değiştiren ilkeler hakkında bilmemiz gereken her şey.Sigara, akciğer kanseri, kalp hastalığı ve erken yaşlanma dahil olmak üzere sayısız sağlık sorunuyla ilişkilendirilmiştir. TED Konuşmaları’nda, 1964 Cerrah Genel Müdürü raporunun sigara içmenin tehlikeli olduğunu açıkça belirttiğini, ancak birçok kişinin hala bırakmakta zorlandığını söyledi. Doktor, sigaradan uzak duran kişilerin daha uzun yaşadığını ve Alzheimer ve kalp krizi gibi hastalıklara yakalanma riskinin önemli ölçüde daha düşük olduğunu belirtiyor. Basitçe söylemek gerekirse, tütünden uzak durmak uzun ömür için en iyi kararlardan biridir.Alkol tüketimi uzun zamandır tartışılıyor, ancak yeni araştırmalar az miktarda bile olsa sağlık risklerini artırabileceğini gösteriyor. Büyük ölçekli bir çalışma, gerçekten “güvenli” bir alkol seviyesinin olmadığını ortaya koydu. Orta düzeyde içki içmek bile kanser, karaciğer hastalığı ve kardiyovasküler sorunlar riskini artırıyor. Birçok kişi bir kadeh şarabın zararsız olduğuna inanırken, bu doktor daha iyi sağlık ve uzun ömür için alkolü tamamen kesmenizi şiddetle tavsiye ediyor.Hareketsiz bir yaşam tarzı erken ölüm için en büyük risk faktörlerinden biridir. Düzenli fiziksel aktivite kalp sağlığını korumaya, kasları güçlendirmeye ve zihinsel refahı iyileştirmeye yardımcı olur.
Doktor, orta yaşın (40-70 yaş) aktif kalmak için en kritik zaman olduğunu vurguluyor. Kiloları veya sağlık durumları ne olursa olsun, her gün egzersiz yapanlar, hareketsiz kalanlardan daha uzun yaşama eğilimindedir. Yürüyüş, yüzme ve kuvvet antrenmanları, formda kalmanın ve hayatınıza yıllar eklemenin harika yollarıdır.Obezite, diyabet, kalp hastalığı ve kanser dahil olmak üzere hemen hemen her büyük hastalığın riskini artırır. Ancak doktor, aşırı kilolu olanların bile düzenli egzersizle sağlıklarını önemli ölçüde iyileştirebileceğini açıklıyor. Ayrıca birçok insanın madde bağımlılığına benzer şekilde yiyecek bağımlılığı nedeniyle aşırı yediğini de vurguluyor. Aşırı yemenin temel nedenini belirlemek ve bilinçli diyet değişiklikleri yapmak, sağlığı ve uzun ömürlülüğü önemli ölçüde iyileştirebilir.Aşırı şeker tüketimi obezite, diyabet ve hatta kalp krizi ile ilişkilendirilmiştir. Birçok insan, işlenmiş gıdalar, tatlandırılmış içecekler veya hatta günlük tatlılar yoluyla, bilmeden çok fazla şeker tüketir
Doktor, her gece büyük miktarda dondurma yeme alışkanlığı nedeniyle kolesterolü ve trigliseritleri fırlayan bir hastanın vaka çalışmasını paylaşıyor. Şekeri azaltmak, daha iyi kalp sağlığına, dengeli enerji seviyelerine ve genel sağlığınızı korumaya yardımcı olur.Özellikle hayvansal kaynaklı doymuş yağ oranı yüksek bir diyet, kardiyovasküler hastalık riskini artırabilir. Birçok kişi etten vazgeçmeye isteksiz olsa da, sağlık örgütleri artık bitki bazlı yiyeceklere öncelik verilmesini öneriyor. Amerikan Kalp Derneği, daha fazla bitki bazlı bir diyeti etkili bir şekilde destekleyen doymuş yağ alımını azaltmayı öneriyor. Doktor, vejetaryen veya bitki odaklı bir diyetin uzun ömürlülüğü desteklediği ve hastalık riskini düşürdüğü bilimsel olarak kanıtlanmış olduğunu vurguluyor.Önlemek tedaviden daha iyidir. Doktor, kalp krizi, felç ve diyabet dahil olmak üzere çoğu kronik hastalığın yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğini vurguluyor.
Çalışmalar, yaşam tarzı değişikliklerinin ilaç kullanımına gerek kalmadan kalp krizi riskini, felç riskini ve diyabet riskini azaltabileceğini gösteriyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Kardiyoloji Derneği gibi örgütler bu bulguları destekliyor, ancak birçok kişi değişiklik yapmadan önce tanı konulmasını bekliyor. Bugün proaktif adımlar atmak, gelecekte önemli sağlık sorunlarını önleyebilir.