HACAMAT YAPTIRMAK ORUÇ KEFARETİ GEREKTİRİR Mİ?
Hacamat yaptırmak, oruç kefareti gerektiren bir eylem değildir. Kefaret, Ramazan orucunu kasten yemek içmek veya cinsel ilişkiyle bozma durumunda söz konusu olur. Hacamat ise bu kapsamın dışında kaldığı için kefaret gerektirmez. Bununla birlikte, bazı eski görüşlerde, “hacamatın orucu bozduğu” kabul edilirse bile kişi kefaret değil sadece kaza orucu tutar. Fakat Diyanet’in güncel fetvasına göre hacamat orucu geçersiz kılmaz. Bu nedenle kefaretlik bir durum da doğmaz. Hacamat, kan çıkışına dayalı bir yöntemdir ve besin alımı söz konusu olmadığı için ibadeti bozmadığı kabul edilir.
ORUÇLUYKEN HACAMAT YAPTIRMAK CAİZ Mİ?
Oruçlu iken hacamat yaptırmak caizdir. Caiz olmak, dinen yasaklanmamış veya sakıncalı görülmemiş anlamını taşır. Hacamatın orucu bozmadığı görüşü yaygın olduğu için, ibadet halindeyken de bu işlemi yaptırmada sakınca görülmez. Hz. Peygamber’in oruçluyken hacamat yaptırdığına dair örnekler, bu konuda dayanak kabul edilir. Yani hacamat, oruca zarar vermediği için haram veya mekruh bir fiil sayılmaz. Yine de kişi hacamat sonrası halsizlik yaşayabilir, bu yüzden sağlık açısından önlem almak faydalı olur. Dinî yönden bir engel yoktur ve uygulama rahatlıkla gerçekleştirilebilir.
ORUÇLUYKEN HACAMAT YAPTIRMANIN BİR SAKINCASI VAR MI?
Dini açıdan sakınca yoktur. Oruç, yemek ve içmekle bozulduğu için, hacamatta böyle bir durum söz konusu değildir. Fakat fiziksel olarak zorluk yaşanabilir. Kan alma esnasında bünyesi hassas olanlar yorgunluk, baş dönmesi veya susuzluk hissinin artması gibi durumlarla karşılaşabilir. Özellikle sıcak iklimlerde veya uzun oruç saatlerinde bu etki daha belirgin olabilir. Bu nedenle, pratik açıdan hacamatı iftar sonrasına bırakmak bazı kişiler için daha rahat olabilir. Dini bakımdan oruç bozulmadığı için sakınca olmadığı halde, sağlık yönünden tedbir almak her zaman tavsiye edilir.
HACAMAT VE ORUÇ KONUSUNDA FARKLI GÖRÜŞLER NELERDİR?
İslam âlimleri arasında hacamatın orucu bozup bozmayacağına dair farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Hanbelî mezhebinde, “hacamat yapanın ve yaptıranın orucu bozulur” hadisi esas alındığı için bu işlem orucu bozuyor şeklinde yorum yapılmıştır. Diğer mezheplerde (Hanefî, Şâfiî, Mâlikî) ise bu hadis, kan yutma veya güçsüz düşme riskine dair bir uyarı kabul edilir ve hacamatın orucu bozmaması gerektiği savunulur. Bugün Diyanet gibi resmi kurumlar da çoğunluk görüşünü benimseyerek hacamatı orucu geçersiz kılan fiillerden saymaz. Bu yaklaşım, Hz. Peygamber’in oruçluyken hacamat yaptırdığı bilgisine dayanır.